0 - 11 Yaş Gelişimi

Çocuğun dünyaya geldiği andan itibaren kendini ve dünyayı keşfetme macerası son nefesine kadar sürer. Fakat 0-11 yaş eğitimi ve gelişimi; çocukların tüm yaşantılarını etkileyecek güçtedir. Çocuklarımızın hangi yaşlarda nasıl tepkiler verebileceklerini bilirsek, çocuklarımızla daha uyumlu ve hızlı bir iletişim sağlamış ve gelişimlerini sekteye uğratmamış oluruz. 



0-6 aylık çocuklar
Çocuk doğduğunda sıfırdır. Yani hiçbir organı hiçbir dışsal çevreyle tanışmadığından kendi özelliklerini geliştirmemiştir. Bu an çocuğun kendisiyle ilk ‘Merhaba’sıdır. 0-6 aylık çocuklarda nesneleri gözleriyle takip ederek odaklanma gelişir. Seslerin kaynaklarına göre dikkat kesilme ve sesi analiz etme, elleriyle ve ayaklarıyla nesnelere dokunma yeteneği gelişir. Hareketlilik çok fazladır. Yabancı cisimleri ağzına götürerek algılama ve birçok kas hareketleri mevcuttur. Aynı kişilere aynı tepkileri verme, nesneler ve kişiler arasında bağ kurma ve taklit yeteneğinin gelişmesi mevcuttur. Bu dönem organlarının geliştiği ve vücuda adapte olduğu zamandır.

 


7-12 aylık çocuklar
Bebek, emeklemeyle başladığı yolculuğunu kasların gelişmesiyle beraber desteksiz oturma, tutunarak ayağa kalkma ve yürümeye çalışmayla sürdürür. Parmaklarının gücünü fark etmesi ve onları kullanma işlevi daha sıktır. Ani şeylere dikkat kesilmesi, örneğin; karşısındaki kişinin yüzündeki mimik hareketlerinin ani değişmesi veya kişinin bir yastık arkasında bir anda kaybolması ve görünmesi tepki vermesini sağlayarak motor becerilerinin gelişmesini tetikler.
11. aydan sonra her nesnenin görevini öğrenebilmek için her şeyi karıştırır ve boşaltır. Deneme, yanılma ve görme eylemlerinde bulunarak dış dünyayı analiz ederler. Farklı duygusal tepkileri de bu dönemde vermeye başlarlar; korkma, heyecanlanma, sevinme gibi tepkileri kişi ve olaylara göre değişiklik gösterir. Kendini daha iyi ifade etmeye başlar.




1-2 yaşındaki çocuklar
Bu dönemde, basit kas gelişimiyle birlikte atlama, tırmanma, yuvarlanma, sallanma, koşma gibi bol bol fiziksel hareketlilik kazanılır. Benzer ve farklı olan nesneler artık daha basit de olsa gruplandırılır. Başka çocuklarla iletişim başlar.
3-5 yaşlarındaki çocuklar
Bu yaş aynı zamanda anaokulu başlama yaşı olarak da görülebilir. Koşmaları ve zıplamaları daha dengeli olmaya başlamış, motor becerileri daha da gelişmiştir. Parmak kasları daha işlevsel hale gelmiştir. Örneğin makas tutabilir ve kullanabilir. Şekiller ve temel ana renkleri ayırt edebilir ve bunları kullanabilir. Nesneyi birçok özelliklerine göre ayırt edebilir. Örneğin yerde gördüğü bir şekli, bu bir üçgen, sonra küçük bir nesne, sonra tahta, sonra sert, sonra kırmızı, sonra da bu bir oyuncak şeklinde tanımlayabilir. Kategorize etme yeteneği gelişir. Sabır, adalet ve yeterlilik olgusu bu dönemde gelişir. Eğer teşvik edilirse kitap okumaktan hoşlanır. Taklit oyunlarından hoşlanır.




5-7 yaş çocuklar
(Artık 66 ay ve sonraki yaşlardaki çocuklar okula başladığından bu dönem daha sıkıntılı geçebilir)
Dikkat yetenekleri üst seviyededir. Bir şeyin görünüşü gerçekte neyse onu algılayabilir. Örneğin babasını palyaço kıyafetiyle gördüğünde birkaç saniye sonra onun babası olduğunu anlayabilir. Neden-sonuç ilişkisi basit düzeyde de olsa gelişir. Mantıklı düşünme yavaş yavaş gelişmektedir. Örneğin istediği bir şey ebeveyni tarafından alınmadığı zaman, mantıklı bir açıklama yapıldığında o istek duygusunu bastırabilme yeteneği gelişir. Nesneleri renk, cisim ve kullanım alanlarıyla ilgili sınıflandırabilir. Bu dönemde mümkün olduğunca akranlarıyla vakit geçirmeleri, bu tür yeteneklerinin ve motor becerilerinin gelişimini olumlu yönde etkiler.




7-11 yaş çocuklar
Bu dönem çocuğun okula başlama dönemidir ki, bu, çocuk için milat niteliğindedir. Yani çocuğun serbest dolaşım, hareket alanından kısıtlı ve ödev-sorumluluk terimleriyle tanışma yaşıdır. Anne ve babadan çok arkadaşları ve öğretmenleriyle vakit geçirmek ister. Güvende olma ve takdir edilme duyguları daha çok gelişir. Toplumda sevilme ve öne çıkma duygusu okulla birlikte gelişir. Hata yapma ve kendini geliştirme özelliği bu dönemde serbest bırakılmalıdır. Hata yapmaktan ve bundan dolayı ceza almaktan korkmayan bir çocuk yetiştirmeliyiz. “Hata yapılabilir ama hatanın tekrarlanması hem kendini hem de karşındaki kişiyi üzer ve yorar” cümlesi sık sık kullanılmalı. Fikir belirtme ve merak güdüleri ebeveynler tarafından maksimum düzeyde teşvik edilmeli. Kendisini ifade edebilmeli. Öfke-sevgi-korku-heyecan-mutluluk-tedirginlik gibi duyguları özgür bırakılmalı ki, tabular ve gereksiz korkular bilinçaltına yerleşmesin.
El, kol becerileri ve motor becerilerini arttırıcı oyuncaklar alınmalı ve bu tür oyunlara teşvik edilmeli. Spor becerilerinin bu dönemde kazandırılması ileriki dönemlerde profesyonel olarak gelişiminde önemli rol oynar. Kelime hazinesinin gelişimi için kitap, dergi okuma alışkanlığı geliştirilmeli.
Pratik düşünme yeteneği teşvik edilmeli. Örneğin, bardağın masanın kenarına konulmaması gerektiği anlatılmalı, eğer yanlışlıkla konulursa çocuk bardağı yere düşürdüğünde ebeveynler öncelikle sabırlı ve sakin davranmalı. Bardaktan saçılan cam parçacıklarının itinayla toplanması gerektiği sakin bir şekilde söylenmeli. Eğer çocuk 5 yaş üstü ise ebeveyne yardım etmesi teklif edilmeli. Bardağı nasıl yere düşürdüğü, ne yapmak isterken düşürdüğü sakin bir şekilde konuşularak çocuğun duyguları ortaya çıkartılmalı. Yapılan bir hatayı şans olarak değerlendirip sorun çözme yeteneğinin gelişimini sağlayabilirsiniz.
Dikkat süresi artar, 20 dakikayla 1 saat arası olur. Olaylara farklı bakış açılarının gelişimi gözlenir. Mantıklı kararlar verebilme ve hareketlerinde kıvraklık ve akıcılık hızlanır.
Gördüklerini, duyduklarını hafızada tutabilme, ayrıntılı bir şekilde kategorize etme yeteneği gelişir.

S KONSEPT DANIŞMANLIK
Soner KOŞAN 
U. Pedagog, Psikoterapist

 



Sosyal Medya: