Bir Çocuğun Çocukluğunu Çalmak


 Okul öncesi eğitimin 60-66 aya çekilmesi çocuk gelişimine ve ülke gerçekliğine ne kadar uygun görelim.
Yaşamın ilk üç yılında çocuk, yaşayabilmek için bakıma muhtaçtır. İlk üç yıl annenin sürekli sıcak, içten, koruyucu, kollayıcı davranışından dolayı anneye bağlanır. Üçüncü yaştan sonra annenin birçok sebepten dolayı çocuğundan ayrılması çocukta anksiyeteye yol açabilir.

60. Ayına Giren Çocukta Anksiyete ve Okul Fobisi Gelişebiliyor.

Çocuk gelişimini 0-6 yaş grubuna göre düşünürsek, gelişimin ne kadar hızlı ve farklı olduğunu görmüş oluruz. Çocuklarda gelişim, hızlı ve sürekli olan bir durumdur. Amerika’da Aralık ayında 60. ayına giren bir çocuk ile Şubat ayında 60. ayına giren bir çocuğun aynı sınıfta ve aynı öğretmenden aldıkları eğitim aynı olduğu halde Aralık ayında 60. ayına giren çocukta anksiyete ve okul fobisi geliştiği gözlemlenmiştir.
İnternette 48-60 ay, 60-72 ay çocuk gelişimini gösteren onlarca bilgi görürsünüz ama bu bilgilerin çoğu yanlış anlaşılmakta. Örneğin aşağıda vereceğim bilgiler çoğunlukla bu ayların sonlarına doğru görülen özelliklerdir. 6 yaş çocuğun okula başlaması; hükümetlerin veya başkanların koyduğu politik bir yasa değildir.

Sınıfta Başarısız Olan Çocukta Özgüven Eksikliği Görülür.
Bilimsel olarak çocukların gelişimleri gözlemlenerek uygulanan bir süreçtir. 72 ay öncesi okul eğitimi, çocuğun çocukluğunu çalmaktır. Çocuk bir kere çocuk oluyor. 72 aydan önce başlayan çocukta psikomotor ve duygusal gelişim tam yerinde olmadığından 1. sınıfta başarısız olması çok muhtemel olacaktır. Bu durumda çocukta özgüven eksikliği ve başarısızlık olarak kendini gösterecektir.
Okula Erken Başlayan Çocuk İçin Ödev Yapmak İşkenceye Dönüşebilir.
Çocukta küçük motor gelişimi ve kalem tutma becerileri tam gelişmediğinden, ödev yapma alışkanlığı kazanamayarak bir işkenceye dönüşecektir. Bu süreç içinde okul fobisi de öngörülen tehlikelerden biridir. Çocuk okuldan nefret edeceğinden gitmek istemeyecek ve birçok somatik belirtiler baş gösterecek. Sosyal fobinin en büyük belirtileri; karın ağrıları, kusmalar, baş dönmeleridir.
Odaklanma gelişmediği için çocukta dikkat eksikliği ve hiperaktivite sorunları var sanan veli ve öğretmenler çocuğu boş yere strese sokacaklar. Türkiye’ de bu sistemi götürecek bir alt yapı da mevcut değil. 4+4+4’ün en büyük özelliği ayrıştırılmış ve kendi başlarına birer yapı olması ve kendi yaşıtları ile daha fazla zaman geçirecek çocukların bir arada olmasını teşvik etmesi. Gel gelelim Türkiye’deki alt yapı ve okullar böyle mi? Hayır. İlköğretimler aynı binada. Yani şimdi 5 yaşındaki bir öğrenci ile 13 yaşındaki bir öğrenci aynı okulda öğrenim görecekler. Aradaki yaş farkı çok fazla olacak. Okul öncesi eğitim zorunlu tutulmadığı için, öğrencinin ana kucağından alınıp okula getirilmesi ne kadar sağlıklıdır?



Bu Eğitimi Verecek Eğitimcilerimiz Var mı?
Türkiye’de 1982’den beri Pedagoji Fakültesi olmadığından, ülkemizde en genç pedagog 50 yaşında ve çocuk psikologları zaten yok denecek kadar az. Okullarda psikolog yok. Mevcut öğretmenlerimiz bu yükü kaldıramaz derecede iş stresi altında ve gereken donanımları yok.
 Bu Eğitimi Verecek Alt Yapımız Mevcut mu?
60-72 ay çocukların eğitim alabileceği, pedagojik anlamda stres yaşamayacağı ve okul fobisi oluşturmayacak bir okul İstanbul veya Ankara’da yok. Kaldı ki Eskişehir, Tekirdağ, Diyarbakır’da böyle okullarımız olsun. Okulların içi ve dışı zaten bir çocuğun eğitim alacağı bir görünüme sahip değil. Öğretmenler bu yaştaki çocukların kişilik ve gelişim özelliklerini bilmeden, eski sisteme göre görevlerini yapmaya çalışacaklardır.
60 ayını yeni doldurmuş bir çocukla 72 ayını doldurmuş bir çocuğun aynı sınıfta olduğunu düşünürsek; sınıfın bir kenarında çoğunlukla pempaslı, emzikli, annesiyle oturan çocuklar, bir tarafta çok az sayıda tek başına oturmuş çocukların oluşturduğu bir sınıf göreceğiz. Çocuklar arası ayırım ve yarış atı koşturma sistemi 5 yaşına inmiş olacak. Oldu olacak teknolojiyi daha da ilerletelim, anne karnında çocuk eğitimi alsın, doğduğunda direkt ilköğretime başlatalım ve hızlı bir şekilde iş yaşamına başlatarak sisteme bir işçi ve personel kazandıralım.
Sonuç olarak 60 ayını doldurmuş bir çocuğa bu kadar alt yapı eksikliği, kadro eksikliği ve doğru düzgün müfredat eksikliği olan bir ülkede, böyle bir eğitim anlayışını zorunlu bir şekilde uygulamak gelecek nesillerin yaşamlarını çalmak ve sıkıntılı bir gençlik yetiştirmek anlamına geliyor.
As olan hayata erken atılmak değil, doğru olan gelişimle beraber, doğru zamanda doğru adımlar atabilmektir. Çocuklarımızdan başka yarınlarımız var mı?



İşte 48-60 ile 60-72 Ay Arasındaki Çocukların Gelişim Tablosu Şöyle:

48-60 Aylık Çocuklarda Psikomotor Gelişim
⦁    Çizgi üzerinde yürür.
⦁    Çift ayakla belli bir uzaklığa atlar.
⦁    Ayak değiştirerek iner çıkar.
⦁    Bisiklete biner ve bisikletle köşeleri döner.
⦁    20 cm yükseklikten atlar.
⦁    Topuk ve ayak ucuyla yürür.
⦁    Dokuz blokla kule yapar.
⦁    Çeşitli şekiller çizer ve boyar.
⦁    Boncuk, makarna vb. nesneleri ipe dizer.
 60-72 Aylık Çocuklarda Psikomotor Gelişim
⦁    Kendi başına ip atlar.
⦁    Yardımla sekerek yürür.
⦁    Ritmik hareketleri yapar.
⦁    Topu yakalayabilmek için ellerinden çok kollarını kullanır.
⦁    Yaklaşık 30 cm. yükseklikten atlar.
⦁    Kâğıt üzerine çizilmiş basit şekilleri keser.
⦁    Yatay, dikey, eğri ve eğik çizgileri ve bunların kombinasyonlarını çizer.
⦁    Yetişkin gibi kalem tutar.
⦁    Eksiklerle çizilmiş insan resmini tamamlar. Ev, araba, ağaç çizer.
48-60 Aylık Çocuklarda Sosyal-Duygusal Gelişim
⦁    Kendinden küçüklere yardım etmeye karşı isteklidir.
⦁    Adını- soyadını ve yaşını bilir.
⦁    Toplum içinde kendinden beklenen sosyal davranışları sergiler.
⦁    Yetişkinlerin konuşmalarına katılır.
⦁    Oyuncaklarını paylaşır.
⦁    Grup oyunlarında yetişkinlerin liderliğini kabul eder.
⦁    İzin ister.
⦁    Bir sorunu olduğu zaman yardım ister.
⦁    Övülmekten hoşlanır.
60-72 Aylık Çocuklarda Sosyal-Duygusal Gelişim
⦁    Toplum içinde kendisinden beklenen uygun davranışları gösterir.
⦁    Kızgınlık, mutluluk, sevgi gibi duygularını belli eder.
⦁    Başkalarının duygularını anlar.
⦁    Kurallı oyunların kurallarına uyar.
⦁    Kendi cinsiyetinden memnuniyet duyar.
⦁    Sorumluluk alma ve kurallara uyma davranışlarını gösterir.
⦁    Kendine güven duyar.
⦁    Yeni ve alışılmamış durumlara uyum sağlar.
⦁    Yapı-İnşa oyunları plânlar ve oynar.
48-60 Aylık Çocuklarda Dil Gelişimi
⦁    Kendisine verilen üç yönergeyi dinler ve yerine getirir.
⦁    Birleşik cümleler kullanır.
⦁    Resimdeki saçmalıkları açıklar.
⦁    Zıt sözcükleri söyler.
⦁    Konuşmalarında bağlaç kullanır.
⦁    Konuşmalarında sözcüklerin olumsuz biçimlerini de kullanır.
60-72 Aylık Çocuklarda Dil Gelişimi
⦁    Günlük deneyimlerini anlatır.
⦁    Birbirini izleyen üç emir tümcesinde istenileni sırası ile yerine getirir.
⦁    “Ne zaman, neden, nasıl ?” gibi soru sözcüklerini içeren soruları cevaplar.
⦁    “Çünkü, daha sonra” gibi bağlaçlar kullanarak konuşur.
⦁    İsteklerini uygun tümcelerle ifade eder.
⦁    “Ne zaman, neden, nasıl ?” gibi soru sözcüklerini içeren soruları cevaplar.
48-60 Aylık Çocuklarda Bilişsel Gelişim
⦁    İnsan resmini 6 ögeyi içerecek şekilde çizer.
⦁    4 – 8 parçalı bul-yapı tamamlar.
⦁    1′den 10′a kadar olan nesneler ile rakamlar arasında ilişki kurar.
⦁    Nesneleri ortak özelliklerine göre ( taşıtlar, hayvanlar, büyük/ küçük nesneler, ağır / hafif nesneler vb.) sınıflandırır.
⦁    1′den 20′ye kadar ezbere sayar.
⦁    3′lü, 4′lü eşit setleri eşleştirir.
⦁    “Neden?” sorusuna cevap verir.
⦁    Dokuları ayırt eder.
⦁    8 rengi isimlendirir.
⦁    Kısa bir süre önce gördüğü resmi hatırlar.
⦁    Eksik resimleri modele bakarak tamamlar.
⦁    Gösterilen resimle ilgili bir öykü anlatır.
⦁    Öyküdeki 5 ana noktayı hatırlar ve tekrarlar.
⦁    Neden-sonuç ilişkilerini kurar.
60-72 Aylık Çocuklarda Bilişsel Gelişim
⦁    Artık materyalleri kullanarak özgün bir ürün oluşturur.
⦁    10-25 parçalı yap-bozu yapar.
⦁    Aynı dokuya sahip 6-10 nesneyi eşleştirir.
⦁    Aynı dokuya sahip 6-10 nesneyi gruplar.
⦁    İki üçgeni birleştirerek kare yapar.
⦁    20′ye kadar atlamadan sayar.
⦁    1-10 arasında verilen nesne grupları ile rakamları eşleştirir.
⦁    Nesneleri kullanarak toplama ve çıkarma yapar (1’den 10’a kadar).
⦁    Yaşadığı şehrin ve sokağın adını söyler.
⦁    Dün, bugün ve yarın ile ilgili konuşur.
⦁    Daha önce dinlediği öyküleri içeriğine uygun olarak anlatır.
⦁    Nesneleri bir özelliğine göre (renk, şekil, boyut gibi) gruplandırır.
⦁    Sorulan sorulara kendine özgü cevaplar verir.
⦁    Nesnelerin bir sıra içindeki konumunu (birinci, ikinci, üçüncü gibi) isimlendirir.
⦁    Haftanın günlerini sırasıyla söyler.
48-60 Aylık Çocuklarda Özbakım Becerileri
⦁    Yardımla saçını tarar.
⦁    Giysisindeki büyük düğmeleri ilikler, çözer.
⦁    Yemekle ilgili araç gereçleri uygun kullanır.
⦁    Ayakkabılarını bağlar.
⦁    Dişlerini fırçalar. Ellerini ve yüzünü yardımsız yıkar.
⦁    Sofra kurallarına uyar.
60-72 Aylık Çocuklarda Özbakım Becerileri
⦁    Bıçakla yumuşak nesneleri keser.
⦁    Bıçakla ekmeğine yumuşak nesneleri sürer.
⦁    Ayakkabılarını bağlar ve fiyonk yapar.
⦁    Tabağına servis tabağından yiyecek alır.
⦁    Duruma ve hava şartlarına uygun giyecekler seçer.
⦁    Tuvalet gereksinimi ile ilgili işleri yapar.
Yukarıda okuduğunuz gibi çocuk gelişimleri yıllara göre değişiklikler gösteriyor. Çocuk, çocukken özgürdür ve çocukken hata yapmayı öğrenir. Eğer biz çocuklarımıza çocuk yaşta yetişkin psikolojisi ve yasalarını dayatırsak yıllar sonra sorunlu gençlerin çoğaldığı bir toplum haline gelmemiz sürpriz sayılmamalı.


S KONSEPT DANIŞMANLIK
Soner KOŞAN
S. Pedagog, Psikoterapist

 



Sosyal Medya: